Şub 15

Google Buzz‘ı -daha önce sevdiğimi belirtmeme rağmen, bir kaç günlük kötü deneyimler serisi sonrasında- bundan sonra pasif olarak kullanacağım.

Yaşadığım bazı kötü deneyimleri bir kaç başlık ve alt başlık altında toplamak istedim.

Deneyimlerim:

  • Friendfeed kadar rahat sörf yapma, araştırma, TAKİP hissi vermiyor.

Bunun nedenleri olabilecekler:

yavaşlık: Google’ın devasa kullanıcı trafiğinin getirdiği yük sistemi ister istemez yavaşlatıyor. Bu yavaşlık “Sosyal Medya” yani “Gerçek-Zamanlı” akışın doğasına tamamen zıt. Reader ya da GMail’de görmeye alışkın olduğumuz yavaşlık bir sosyal medya aracına yakışmıyor.

kullanılabilirlik: Tam sayfa olmayan, GMail içi bir ekranın içinde kullanılabilirlik aramak bile manasız aslında. Bunun dışında rahat kullanımın önüne geçen bir çok eksiği var. Listeleme yok, tartışmaları takip edebilmemiz için bir özellik yer almıyor, beğendiğimiz içerikleri bile görebilme şansı yok. Gizleme yapma vb. bazı özellikler ise körü körüne eğilimler göz önüne almdan hazırlanmış gibi.

hak ihlalleri: Buzz GMail’in içine izinsiz girerek zaten baştan kaybetmişti. Ondan sonra iş öyle bir boyut aldı ki belki de Google’ın en büyük hak katliamı Google Buzz ile yapıldı. Google Reader’a müdahele ettiler! Google Kişiler’e müdahele ettiler. Google Profile’e müdahele ettiler. Her birinde izin alınmadan eklenmiş bir sürü arkadaş değişimi oldu. Google Reader da bundan nasibini alarak hantallaştı. Google Kişiler’de yani email arkadaşlarımızı ve bağlantılarımızı stok ettiğimiz kişisel alana müdahele edildi.

stabilite: Yok öyle bir şey. Her an hata veren, her an yavaşlayan bir sürü fonksiyona sahip. Listeler kendi kendine bazı kararlar alıyor. Çıkardığın kişi listeden çıkmıyor. Birileri otomatik ekleniyor. Ve tüm bunlar olurken size herhangi bir uyarı ekranı göstermiyorlar.

  • Henüz tam bir toplayıcı değil.

“Connected sites” diye adlandırdıkları özellik çok kısıtlı. Kullanıcının kendi blog’unu eklemesi için takla atması gerekiyor. Tuhaf bir şekilde Friendfeed eklediğinizde yazı karakteri değişiyor, oradaki profil resminiz dahi geliyor. Ne yapmak istediklerini ne kadar bildiklerine emin olamıyorsunuz.

Google Buzz hiç bir zaman kendi başına etkin aktif teknoloji komünitesine hitap edecek bir toplayıcı servisi ve sosyal medya aracı olamayacağını düşünüyorum. Bloglar için elle tutulur bir trafik sağlayacağı kesin fakat hiç bir zaman etkin kullanıcıları orada ciddi yorumlar paylaşırken göreceğimi sanmıyorum.

Google Buzz kesinlikle kullanılmalı fakat bunun için Google Buzz’ın içinde kalmaya hiç gerek yok. Twitter’ı ve diğer sosyal medya araçlarınızı bağladığınız Friendfeed’i de Google Buzz’a bağlarsınız ve sistem otomatik pilotta sizin için yeni kullanıcı avına çıkar. Ya da Twitter’ı.. Tercih sizin..

Servisin mobilde Latitude ile yer bilgisi etiketlemesi ve görselleri stoklarken Picasa ile görsel arşivleme kolaylığı sağlaması olumlu özelliklerinden. Bunların yanında güncel Buzz sayılarına gelecek olursak:

  • Saatte 160.000 giriş ve yorum yapılıyor (56 saatte 9 milyon giriş ve yorum yapılmış)
  • Dakikada 200′den fazla yer bilgisi yani günde 300.000 yer bilgisi giriliyor
  • Dünyanın sekizyüz bir yanından insan var! (Aşağıdaki resim ve link durumu özetleyebilir.)

Buzz linki

Dünya genelinde 175 milyondan fazla tekil ziyaretçisi olan bir servisin içine PATATES TARLASI entegre edilse o tarla artık daha işlek bir tarla olur. Bu yüzden sosyal medyayı izleyen markalar için Google Buzz da güzel bir oyun alanı olmalı. Çünkü daha büyük kitlelere ulaşmak mümkün!

Devlerin birebir taklit etmeye çalışıp bir de başarısız taklitler üretmeleri inanılmaz acı.. Facebook Friendfeed’i satın alırken en azından Friendfeed’i öldürmüştü; şimdi Google belki de bir kaç ay içinde binlerce aktif Google Reader, Contacts, GMail kullanıcısını kaybedecek.

Kazançları mı fazla olur kayıpları mı şimdilik bilinmez… Ama memnun müşteriyi kaybetme lüksü bu dünyadaki hiç bir şirketin alabileceği bir risk olmamalıydı. Fakat Google bu riske girmiş gözüküyor.

Bakalım sonu ne olacak bu sosyal medya araçları savaşlarının? Facebook neler yapacak? Terkedilmiş Friendfeed’e neler olacak? Twitter nasıl konumlanacak?

İşin sonu.. Son kullanıcıya neler olacak?

Not: Benim yazdıklarımı geliştirecek yorumlarınızı eklemeniz güzel olur. Ben ciddi bir araştırma yapmadan sadece bir kaç günlük deneyimlerimden aklımda kalanları yazdım. Sizin neler düşündüğünüzü daha çok merak ediyorum.

Paylaş ya da Yazdır:
  • del.icio.us
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Facebook
  • Print
Tagged with:
Ara 06

Friendfeed’de gun icinde populer olmak ay sonunda kisiye ya da temsil ettigi markaya deger katiyorsa sosyal medya araclarinda gecirdigin zamanin geri donusu pozitif bir degerdedir.

Yoksa takipci sayisi -Ugur Ozmen’in gecen gun bir sohbetimizde dedigi gibi- kisiye “verimsiz karizma” katmaktan oteye gitmez.

Bir denge olusturmak icin kisi kendini bir urun olarak gorerek baslamali.

Kisiyi birey olarak bir girisim, aliskin oldugumuz dilde ‘humanbeing startup” olarak nitelendiriyorum. Is modeli, gelir modeli, ROI, yatirimlar, is birliktelikleri, vb.. diger tum tanimlar birebir olarak kendi ‘humanbeing startup’inizda da karsiligi olan ogeler.

Bu sureclerden bugun tum dunyada bir cok insan geciyor. Sosyal medya diye siklikla empoze ettigimiz ulkemiz icin yeni bir is trendi ve bu surecte kullandigimiz jargon gelip gecici olacak.

Kalici olan ise kisinin durusu, ihtiyaclari ve hayal etme arzusu olacak.

Cikarlar ya da cikarimlar ne olabilir diye dusununce bir yigin olumlu gozleme sahibim.

Turkiye’de web pastasi buyuyor, yolun basindayiz. Herkese yetecek kadar buyuk bosluklar var. Gecici trendlerde bogulmak yerine kalici esnek hedeflerle emeklemek tercih edilmeli.

Sevdigim bir alintiyla kisa keseyim: “Kucuk gemilerde kaptan olmak yerine, buyuk gemilerde tayfa olun…”

Sanirim sakin ve az dalgali olan yol da budur…

(“Yalniz ama guzel ulkemin” web sektorunde bir seyler yapmak isteyen guzel insanlarina ithafen… Arada bir ic doktugum Pazar Gunu yazilarindandi.)

Guncelleme: Aziz Nesin’in nesin? soyadini alma karamizahi da denk geldi. Bunu da okuyun. http://friendfeed.com/ezaman/efa060f5/o-y-d-i-k-n-u-1934-ylnda-soyad-kanunu-ckt-her-turk

Paylaş ya da Yazdır:
  • del.icio.us
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Facebook
  • Print
Tagged with:
Kas 13

Bir gun Ibrahim Evsan‘la bir metro yolculugumuz sirasinda mikroyatirimcilik hakkinda sohbet ediyorduk. Sohbeti atesleyen olay o zamanlar socialmedian’in CEO’su olan Jason Goldberg’in Friendfeed uzerinde bir baslik acarak yatirimci toplama denemesi konusu olmustu. socialmedian severler ve Jason’in takipcileri $250’ser $500′er para vererek kucuk hisseler almaya cok istekli olmuslardi ve biz de boyle bir yatirima olan yaklasimlarini memnuniyetle karsilamistik. Sohbet sonunda, Ibo’nun metronun merdivenlerinde cikarken kan dolasimini hizlandirmak icin avcunu kapatip actigini hatirladikca tebessum ediyorum. Saglam bir konu bu.

Eger o gun o Friendfeed uyelerinin yatirim surecleri tamamlanmis olsaydi, socialmedian Xing’e satildigi gun yatirimlari 50′ye ya da 100′e katlanmis olacakti. Hem de sadece bir yil icerisinde.

Bu konuda hala ciddi bir bosluk var. Internet girisimciliginin ufkunda mikroyatirimlar buyuk rol oynayacaklar. Ozellikle Turkiye gibi gelismekte olan pazarlarda girisimciligin kolaylastirilmasi gerekiyor. Yemek yemek, okula gitmek, su icmek gibi bir ihtiyac olan girisimciligin ozendirilmesi ve tesfik edilmesi gerekiyor.

Bu konuda Irlandalilar kendilerine bir soru sormuslar. Bu sorunun yaniti benim mikroyatirimcilik konusunda ufkumu genisletti.

Soru: “Investing karsilik bekleyerek yapilan yatirimsa, hic bir karsilik beklemeden sadece girisimciligi tesfik etmek icin yapilan yatirim da olmali.”

Yaniti: “Outvesting” http://outvesting.org

Kurgu: 100 kisi bir araya gelir. 50€ girisimciligi tesfik bagisi yapar. 5000€ toplanir. Girisim sahipleri form doldurarak basvurur. Bagiscilar oylama yapar. En cok oyu alan girisim 5000€’yu alir.

Sonuc: Girisimcilik kazanir.

Bireysel mikroyatirimcilik. Dunyada bu alanda harika gelismeler olacak. Gidisati izlemek cok keyifli…

Not: Normal bir klavye ve ekran kullanmadan yazdigim icin karakter hatalarimi gormezden gelmenizi rica ediyorum.

Paylaş ya da Yazdır:
  • del.icio.us
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Facebook
  • Print
Tagged with:
Kas 12

Bir Japon 61mbps’lik bağlantısıyla $0,27 öderken, bir Fransız 18mbps’lik bağlantısıyla $1,64 ödemiş ve aynı dünyada yer alan bir Türk ise 1mbps’nin altındaki bağlantısıyla $20 ya da $30′ın üstünde ödeme yapmış.

internetspeed

Dünya ülkelerinin internet hızları ve kullanıcının cebinden çıkan rakamlar OECD ve ITIF genişbant sıralaması ve IWS genişbant penetrasyon verileri kullanılarak bir afişte görselleştirilmiş.

Bu tablo Türk internet sektörünün gelişmesini engelleyen bazı temel faktörleri gözler önüne çok net bir şekilde seriyor.

Sıralamalarda yer alan dünya ülkeleri(30 ülke) arasında:

—Ortalama genişbant hızları sıralamasında dünya genelinde sondan 5. ülkeyiz.

Bizden yavaş ülkeler sırasıyla Avustralya, Çek Cumhuriyeti, İspanya, Meksika ve Yunanistan.

En hızlı ülkeler sırasıyla Japonya(61mbps), Kore(46mbps), Finlandiya, İsveç ve Fransa(17.6mbps)

—Genişbant penetrasyonu sıralamasında %35~ ile Meksika’dan sonraki en düşük penetrasyona sahip ülkeyiz.

Dünya ülkelerinin 3′te 2’sine yakın bir çoğunluğu %60′dan daha yüksek penetrasyona sahip, bu 3′te 2′nin de büyük kısmı %80′e yakın penetrasyonda.

—1mbps bağlantı için ayda ödenen ücret sıralamasında da (yine Meksika ile birlikte  $20′nin üstünde) en çok ücreti ödeyen ülkeyiz.

Keşke bir fıkra olsaydı değil mi…

Sizler yine de fıkra gibi başlayan ve durumumuzu özetleyen ilk paragrafı fırsat buldukça arkadaşlarınızla paylaşın.

Google Alerts yoluyla da şu kişilere ulaşmasını dilerim: Binali Yıldırım, Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Paul Doany, Türk Telekom

Paylaş ya da Yazdır:
  • del.icio.us
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Facebook
  • Print
Tagged with:
Eyl 10

Bugün Türk internet sektörünün yanlış ve geriden de olsa kendi doğrusunu bulabileceğini düşünüyorum.

Tepeden inme değil sırasıyla güzel gelişmelerin ardından yapılmış bir gözlem bu. Aklıma gelen bir kaçını sıralayıp, bir durum değerlendirmesi yapma şansı bulmuş olayım.

Markafoni gibi bir iş var Türkiye’de ve günü gününe her kampanyası ses getiriyor. 365 günü hakkıyla geçirdiler. Aşık kullanıcı kitlesi yarattılar. Çok yakın zaman içinde büyük bir yabancı yatırım alacaklarını adım gibi biliyorum. Yazalım bir yere.

Limango, Markafoni’nin yarrattığı etkiyle dahil oldu pazara. Yakın zamanda Quelle geldi. BestBuy geldi e-ticaret için hazırlanıyor.

Türkiye’nin kendi sağlam kaleleri hala ayakta. GittiGidiyor ve sahibinden.com gerçeği hala devam ediyor. sahibinden GG’nin imajını biraz olsun sarsmışa benziyor olsa da, her an değişebilecek dengelere sahip bir rekabet söz konusu.

Bu iki devin yanında bir çok emlak ve araç ilan sitesi de ticaret hacmi oluşturmaya devam ediyorlar. YemekSepeti Türkiye’ye artık yemek yetiştiremiyor.

Artık kişiselleştirilmiş ürünler dahi tercih edilmeye başlandı. T-Shirt siteleri yavaş yavaş ilgi görüyorlar. Pasaj.com’da el emeği ürünler satılıyor.

AkAkçe.com gibi harika son kullanıcı projeleri kabul görmüş durumda. Cimri.com dev bir veri tabanına kavuşuyor.

Video siteleri ve sosyal ağlar çok yoğun trafiklere sahipler. Kapalı YouTube, sevenload, Vimeo, Dailymotion, izlesene, timsah, uzmantv her biri her ay milyonlarca kişiye ulaşıyor. Facebook furyası, online zürafa sokakları ve benzeri onlarca iş yine milyonlara kucak açıyor.

Google, Facebook, Friendfeed gibi dünyada adından en çok söz ettiren sitelerin kullanım istatistiklerine baktığımızda Türkiye ismini ilk üçte görebiliyoruz.

Blog furyası hız kesmeden sürüyor. Binlerce blog aktif olarak güncelleniyor. TheNextWeb gibi ünlü bir web 2.0 magazin/güncel blogu Türkiye’de yerelleşiyor. Webrazzi ‘Webrazzi Global’ olarak İngilizce olarak yayına geçiyor. Aynı zamanda TechCrunch ile anlaşarak yazılarının bir kısmını onlarla paylaşıyor.

Architurk, 1insaat vb gibi bir sürü niş alanda başarılı web sitesinin ismini sıklıkla duyuyoruz.

Sosyal medya diye bir kavram ve kendini bilen ya da bilmeyen bir sürü fedai resmen internetten kopmuyor. Ekşisözlük vb sözlükler güncellenmekten kırılıyor.

Mynet gerçeği, 5 konulu resimli haber siteleri, Microsoft siteleri işlevlerini hakkıyla son kullanıcıya ulaştırıyorlar.

ComScore gibi bir dev Türkiye’siz bir pazar analizi olamaz diyor ve bizi sayıyor. ReklamZ Network’u, iab’nin aktivitesi, Google’ın vazgeçilmezliği derken…

Ben mi çok iyimserim yoksa siz mi çok kötümsersiniz bilmiyorum ama…

Aklı olan arkadaşlarımız Türk internet sektöründe para kazanmanın yolunu buluyorlar. Bulmaya devam edecekler.

Yeniler gelecek. Eskilerden kalanlar ve yoluna devam edenler olacak.

Biraz sabrederseniz Şirinler’i siz de göreceksiniz. Yeter ki odaklanın ve sadece işinizi yapın.

Bu sektör henüz herkese ‘doğrudan, bağırılarak” söylenmemiş olan bir çok değere sahip…

(Hiç araştırmadan, düşünmeden, gelişine yazdım. Unuttuğum değerli isimler ve gelişmeler olduysa affola. Buralardayım, bir ara devam ederim.)

Paylaş ya da Yazdır:
  • del.icio.us
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Facebook
  • Print
Tagged with:
preload preload preload