Şub 17

“2010 Türk İnternet Sektörü Araştırması” adı altında oluşturduğumuz 3 soruluk ankete yanıtlar gelmeye devam ediyor.

Gelen yanıtların ikinci bölümünü de sizlerle toplu olarak paylaşıyorum.

Bu kaynağa katkıda bulunmak için oluşturduğumuz formdaki sorulara yanıt verebilir ve kendi Friendfeed/Twitter/Blog’larınızda paylaşarak destek olabilirsiniz.

(Form yazının alt kısmında gömülü olarak da yer alıyor. Dilerseniz bu yolla da yanıtlarınızı ulaştırabilirsiniz.)

Türk İnternet Sektörü Araştırması 2. Bölüm (Yanıtların Devamı)

Aykut Nuri İbrişim http://friendfeed.com/aykutnuri

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

Gerek internet hızlarının artması, gerek mobil internet yaygınlığını 3G ile birlikte (geç de olsa) yayılmaya devam etmesi internet kullanımını her geçen gün daha erişilebilir hale getirirken fiyat-performans ilişkisine pozitif etkide bulunuyor. Bu hızlı artış gençlerin internet teknolojilerini kullanarak geliştireceği yeni uygulamalar, yeni siteler ve yeni firmalar için uygun bir kuluşka alanı oluşturmaya devam edecek. Mobil reklam ve internet pastasının giderek büyümesine seyirci kalmaktan çıkan firmalar reklam pastalarından her geçen gün daha ciddi bütçeleri internet reklam mecrasına ayırıyor. Bu hem sektörde daha deneyimli reklamverenler hem daha deneyimli dijital ajanslar ve de daha deneyimli ve bilgili kullnıcılar olmasına sebep olacak fitili ateşliyor. Tüm bu bilgilere bakıldığında hızla gelişen bir internet sektörü, facebook kullanımında inanılması güç grafiklerle önde giden bir ülke ve gelişime aç bir kullanıcı kitlesi…Geleceği başarılı projelerle dolu görüyorum.

2010′da, şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

İlk sorunun cevabında yatan pozitif düşüncei ele aldığımızda biryandan hızla gelişen bir pazar varken bir yandan ülkede internet kullanımı konusunda cok ciddi yaptırımlar engellemeler ve site kapamaları da yaşadığımz bir yıl oldu. Yasaklamaların artması ile birlikte trendlrin gerisinde kalınması endişe verici. Öte yandan adsl, fiber bağlantılar ve uydu bağlantıları ile çeşitlenirken halen bir yandanbağlantılarda belirli limitlerin üzerine çıkılamaması da internet teknolojileri için büyük engel teşkil ediyor.Ümidim 2010 itibarı ile gittikçe hızla artan internet erişim hızı ve ters orantı ile azalan site yasaklamalarıdır.

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

Halen internet girişimlerinde yeterli hızı ve gelişimi yakaladığımızı düşünmüyorum.
* Dünya çapında marka çıkaracak girişimlerin çıkması
* Kısa dönem para kazanma amaçlı girişimleri yerine içerik zengini uzun vadeli işlerin yaygınlaşması
* Yinelemekte fayda var içerik odaklı çalımalar yapılması ve internet sektöründe * Türkçe içeriğin yaygınlaşmasına yönelik projeler geliştirilmesi
* Daha ucuz internet, daha ucuz bilgisayar ile eğitimin zor yapıldığı bölgelerde pilot uygulamalar ile online eğitim verilmesi.

Serdar Özyaşarhttp://friendfeed.com/serdaroz

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

Öncelikle İnternet mecralı yatırımlara karşı ön yargının kırılması lazım, 2007 ve 2008 de farklı firmaların beceriksiz genel müdürler sayesinde batırdıkları internet mecralı projelerin bugün öne sürülüp internet girişimleri Türkiye’ de yapılmaz para da kazandırmaz algısından kurtulmak gerekli.

Parası olanlar ile projesi olanların buluşmasını sağlayacak şekilde internete güvenin artması peşi sıra projesi olan zeki ve pırlanta beyinlerin üretimi ile Türk internet sektörü hak ettiği yere gelmelidir.

Dünya da 500 milyar dolarlık “tahminen” büyükte iş hacimlerine ulaşmış internetin sektör değil dünyanın en büyük mecrası olduğunu görmek gerekli. Bu mecra da tüm sektörlerin yer alması ve en güzel şekilde temsil edilmesi gerektiğinin farkına varmak lazım. Bu şekilde en beklenmedik sektörlerin internet girişimleriyle karşılaşabiliriz.

Web yayıncılığında bireysel sitelerin hızla artacağını düşünüyorum. Yayıncı sayısında ki artış peşi sıra kaliteli ziyaretçi olgusunu da tetikleyebilir.

2010′da, şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

Sosyal medya da bulunan kimliksiz saldırgan korsan hesapların ortadan kalkması, sosyal medyanın kirlenmeden paylaşıma ve iletişime imkan sağlaması en büyük isteğim olurdu.

Ancak şu an sosyal medya magandalarının her yerde cirit attığı günleri geçirmekteyiz ki bu sosyal medya araçlarının kullanımında yakın gelecekte ciddi azalmalara sebep olabilecek bir olgu.

Bunun dışında e girişimler de yüksek vergi oranlarının azaltılması gerektiğini düşünüyorum. %18 kdv li %20 kurumlar vergili %….. görünmez vergili bir ticaret yapısında internet girişimlerinin gelişmesi mümkün değil.

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

Türkiye de internet deyince insanların aklına google facebook gittigidiyor hepsiburada geliyor. İnsanlar yeni yeni cimriyle, akakçe ile ff ile iran olayları sebebiyle twitter ile tanışmaya başladı.

Dar kalıplar dışına çıkarsak eğer internet girişimleri için yapılacak çok şey var. Yurtdışında takip ettiğim bir inceleme sitesi her hafta 20-30 girişim açıklarken Türkiye’ de bir girişimin adını duyurmaktan herkes imtina ediyor. Utanmadan takasmerkezi var, search-earn.com var, napolyon diye bir oluşum var eskiden superteklif ti, bak yep yeni bir girişim devreye girmiş veya Erhan Erdoğan bu güzel sektör araştırması bizler ile paylaşmış diyebilmek lazım.

Laf cimriliğinden kurtulup yapılmışları kıskanmadan ben yapılmışlara nasıl destek olurum projelerim ile bunu görebilmek lazım. Kimse tek başına bu camia da benden baskası yok dememeli, girişim noktasından Türkiye’ de neredeyse kocaman bir boşluk var. Eticaretin den sosyal medyasına reklamcılık alanından dijital yayıncılığa yapacak çoooookkkk işler var.

Coprolinehttp://friendfeed.com/coproline

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

Kaliteli ve basit prensiplerde çalışabilen, insanların mantığını kolay anlayabileceği ihtiyaca yönelik internet sitelerinin çoğalması gerektiğini düşünüyoruz. Kaliteli ve bilinçli internet kullanıcıları artmalı.

2010′da, şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

Yavaş bağlantıdan kaynaklanan sıkıntıların biran önce çözümlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. İnternete erişim hızı ülkemizde bile iki şehir arasında bu kadar değişirken, Avrupa ve Amerika ile aramızdaki açığı nasıl kapatacağız.

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

İnternetten iş kurup para kazanmak konusunda Türk halkı olarak ciddi eksikliklerimiz ve endişelerimiz var. İnternet üzerinde kurulan işler artacak ve bu işlerin gereği olan Home Office sistemi yayılacak. İnsanlar artık işyerlerine gitmeyip evinden çalışabilecek. Trafikte zaman kaybetmeyip, o zamanı internet üzerinde kendi ürünleri ile ilgili araştırmalar için kullanacaklar. İlerde biz iş başvurusunda bulunmayacağız işverenler sizinle freelance çalışmak için kapınızı çalacak ve kendi ürünlerini internetten pazarlanması için sizinle irtibata geçecekler.

Mert Erkolhttp://www.friendfeed.com/merterkol

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

Türk internet sektörü yaratıcılığı ve bilginin paylaşımını esas almalı.
Altyapı konusunda teknolojinin zorlaması ile zaten bir yerlere gelineceği ortada.
Ancak yine altyapı konusunda seçeneklerin son derece kısıtlı olması , pahalı internet kullanımı sonucunu doğurmakta. Öncelikle internet kullanan insan sayısının artması ve bunun getireceği kaliteli ürünlerin ortaya çıkma sürecinin maddi anlamda da desteklenmesi gereklidir.

Melek yatırımcıların sayısının artması, özellikle yurt dışı kaynakların yerli üreticilere kaynak sağlamasını hızlandırmalıyız.Böylece satma kaygısı olmadan çok daha başarılı girişimin başlamadan çöpe gitmesine engel olunabilir.

2010′da, şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

2010 da kötü gidenleri düşünecek olursak, potansiyelimiz kadar geliştiremediğimizi,yurt dışındaki örneklerin kötü taklitlerini çıkardığımızı düşünüyorum.

Yaratıcılığı destekler, ürünlerin değerlerini yükseltirken aynı zamanda internetin olmazsa olmazı olan özgürlük temasından vazgeçilmemeli.

3 ncü dünya ülkeleri ile aynı kategoride olmamak için başta devlet olmak üzere otokontrol mekanizmalarının işleyişleri kontrol edilmeli, internet üzerindeki yasaklamaya yönelik önlemler bilinçlendirme ve doğru kullanıma dönüştürülmelidir.

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

Özgür düşünme ve yaratma anlamında ciddi eksiklerin olduğu göze çarpmakta.
Yaratıcı ve geliştiricilerin desteklenmesi ve yönlendirilmeleri için gereken maddi manevi motivasyon kanallarının sağlanması önemli bir unsur.

Bunu sağlamak için de freelance olarak çalışanlara veya ufak girişimlere kredi olanaklarının arttırılması gerekir.

Ayrıca son zamanlarda artmasından mutlu olduğum çeşitli organizasyonların(e-tohum,birfikrimvar vs) daha ileri giderek teknolojik think-thank organizasyonları haline dönüşmeleri Türk internet dünyası için olumlu olacaktır.

Deniz Gürbüzhttp://friendfeed.com/denizgurbuz

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

İşlerlik ve işlev, yeni fikirlere açık olmak ve VC’ nin ne istediginiz bilen ya da bilmeyene anlatan daha fazla insan, gönüllü. Paylaşımın artması ve pastanın büyümesi, nihayetinde şunuda unutmamak gerek “sansürsüz” bir internete ve buna uygun bir politikaya ihtiyacımız var; bu işin profesyonelleri bunu umursamaz ise hiçbir yeni fikrin doğabileceği bir internet sektörüne sahip olamayacağız.

2010′da, şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

Küçükleri yutarak internette var olmaya çalışmanın anlamsız olduğunu bazı büyük firmaların bilmesi gerek 2010′ da. Yeni teknolojiyi değil var olanı son noktasına kadar kullanmayı öğrenmeli, sonra hiç vakit kaybetmeden yenisine yönelmeliyiz, açık kaynak kodlu sistemlerde daha fazla vakit geçirmeli ve daha çok oyun oynamalıyız :) Bir de kopyalamaktan vazgeçsek artık.

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

Lokasyon bazlı servislerde; mobil eglencede, 3G’ nin avantajlarının kullanılabileceği her dikeyde boşluklar olacaktır. Bu arada hala gerçek bir “Eğitim” portalımız yok.

Hamza Şamlıoğluhttp://friendfeed.com/teakolik

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

Ciddi bir platform haline gelmesi, gerekli bilişim kanunlarının doğru, bu konuda uzman kişiler tarafından oluşturulması, sabit ip gibi sistemlere geçileren suç oranlarının düşürülmesi, site kapatma gibi durumlardan kurtulabilmek, insanlara internetin eğitim yüzünün gösterilmesi ve internet üzerinde insanlara iş imkanı sağlanabilmesi.

2010′da, şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

Sansür daha da katılaşıyor. Türk Telekom alt yapısı giderek büyük bir sorun haline geliyor. İnternet fiyatları giderek artıyor, insanlar interneti ve bilgisayarı eğlence olarak algılıyor. Bunların değişmesini arzu ediyorum.

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

Pazarlama, Sosyal Medya, Bilişim, Türkçe kaynak, Eğitim, Araştırma ve Öğrenme.

Özgür Emre Öztürk http://friendfeed.com/ozguremre

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

Beklentim değil ama bu yıl için öngörüm çok fazla irili ufaklı internet girişiminin ortaya çıkacağıdır. Türkiye’de internet sektörünün 2009 boyunca kazandığı ivme, 2010′da bir çok girişimci ruhlu Türk insanını projelere yöneltecektir. Sonucun gitgide daha yavaş da olsa Türkiye’nin işletmecilik gerçeği ile benzeşeceğini düşünüyorum. Yani bir çok girişim ortaya çıkacak, ancak çok azı başarılı şekilde 2010 sonunu görecektir. Maliyetlerin gerçek işletmelere oranla daha düşük olması ise bu girişimlerin bir müddet daha yaşamasını sağlayacaktır. Türkiye’nin işletmecilik gerçeğinden farkı ise başlangıçta bu olacaktır diye düşünüyorum.

2010′da, şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

Bir çok şey isterim tabi ki. Birinci dileğim sansürün azalması olacaktır. İkinci dileğim ekonominin iyileşmesi. Üçüncü dileğim ise Türkiye’de henüz varolmayan büyük internet girişimleri için orta ölçekli internet girişimlerine ya da olanaklarına sahip web celebritylerinin başını çektiği grubun dünya çapında iş yapacak bir girişim için ortak paydada buluşmasıdır.

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

Put.io’nun girdiği online depolama servisi alanında boşluk olduğunu düşünüyorum ve bu konuda fikirleri olan girişimcilerin de put.io’nun başarısına odaklandıklarını düşünüyorum. Bir diğer boşlukta online eğitim alanında, ki biz de bu konuda ciddi fikirleri olan bir gruba sahibiz şu anda. Son olarak “Basit olan satar” mantığıyla iş geliştirecek tüm girişimcilerin 2010 yılında başarıya ulaşacaklarını düşünüyorum.

Volkan Çelik http://friendfeed.com/volkancelik

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

Beklentim yok, temennim var, daha “özgür” bir internet!

2010′da, şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

Sansür uygulamaları!

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

Sosyal Medya

Selim Zaloğluhttp://friendfeed.com/szaloglu

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

Aslında son 2 yıldır internet sektörü üzerinde blog takibi, sosyal medya hesaplar açarak, deneyimlemeye ve günü takip etmeye yoğun saatler harcayarak geçirdim. Amacım E-ticaret yapmaktı. Açıkça önceleri daha basit gibi gelen e-ticaret, bir iki tıkla olmayacak kadar altyapıya ihtiyaç duyduğunu, geleneksel ticaret kavramlarının birçoğunun halen e-ticarette de var olduğunu, gerçekleştirmek için finansal gücün fazlasıyla olması gerektiğini, en önemlisi de yetişmiş insan bulmanın ne kadar zor olduğunu gördüm. Ayrıca 2010 yılında Türkiye’ de kırılımların yaşanacağını (büyük satın almalar) yurtdışından büyük miktarlarda yatırımların olacağını tahmin ediyorum. Açıkçası büyük balığın küçük balığı yiyeceğini düşünüyorum. Ancak internet çok hızlı değişim gösteren bir mecra, değişimleri takip edebilenlerin bir şekilde başarıya da ulaşacağını düşünecek kadar da iyimserim. Bakalım herşeyi zaman gösterecek…

2010′da, şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

Türkiye çok büyük bir genç nufusa sahip. Bu hep klişedir. Her zaman söylenir ve ancak gençler… Şeklinde devam eder. Umarım Msn, Facebook’da video resim paylaşma,(keşke birde farmville tarzı oyunları bende nasıl yapabilirim? bunu nasıl paraya çevirebilirim diye uğraşsalar?) Oyun, gibi aktivasyonları tüketimden üretime geçerek Dünya’ da ses getirmesini isterdim. (Aynen Çin gençleri gibi)

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

Niş e-ticaret siteleri, Doğru düzgün bilgiye ulaşmak halen çok zor dolayısıyla yellowpages.com.tr gibi firmaların sektörel çaptaki versiyonları, tamamen Türkçe ve gerçek Türkiye’ de geçen hikaye ve görsellere sahip oyunlar.

Elif Alptekin http://friendfeed.com/elifalptekin

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

Daha yaratıcı, interaktif ve daha yeni teknolojiler kullanılan projeler!

Internet hayatımıza girdiğinden beri çok yol kat ettik. Dünya’da örnekleri bulunan başarılı projeler teker teker bizlerin de hayatına girdi. Hatta bunları geliştirenlerimiz oldu: Güvenli E-Ticaret Döngüsü gibi…

Bu olumlu gelişmelerin daha fazlasının Türkiye girişimcisi imzasıyla dünyaya taşınması benim beklentim.

2010′da, şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

Internet Türkiye’de hızla büyüyen bir sektör. Dolayısıyla küçük – büyük yatırımcıların ilgisini çekiyor.

Ancak ne yazık ki belli büyük yatırımlar dışında kalan, işin hakkı verilerek yapılmamış, aldatıcı ya da yasal ilerlemeyen bir sürü proje mevcut. Bunların sektöre verdiği zarar ise görünenden daha fazla.

İnternet kullanıcıları, -yani hedef kitle- bu örnekleri görerek internete “güven” olmayacağı kanısına varıyorlar.

Bu durumun, işini hakkıyla yapan girişimci ve yatırımcıların günden güne artmasıyla çözüleceğine inanıyorum.

Yatırımcı tarafında ise internete bakış açısının bazı alanlarda değişmesi gerekiyor.

- Internet kolay para kazanılacak bir sektör olarak değerlendiriliyor. Oysaki diğer tüm işlerde olduğu gibi burada da emek ve yatırım süreçleri mevcut olmalı. Küçük karlar için yapılan projeler uzun ömürlü olmuyor. Sektöre katkısı yok bunların.

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

Henüz sektörü doldurabilmiş olduğumuza inanmıyorum. Sektörün pek çok alanında yapılabilecek, geliştirilebilecek çok şey var.

Paylaş ya da Yazdır:
  • del.icio.us
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Facebook
  • Print
Tagged with:
Şub 15

2010 Yılına girmek üzere olduğumuz günlerde sektörümüzün 2010 senesi hakkında kafamda soru işaretleri oluşmuştu ve üstten bakışı görebilmek için daha fazla kişinin gözlemine ihtiyacım vardı.

Bu soruları yok etmek için en iyi kaynağın sektörün kendisi olduğunu ve belki de yüzlerce kişiye sorular sorabileceğimizi fark ettim.

Şimdi bu kaynaktan yararlanacak olan kişilerin desteğine ihtiyacımız olacak. Yani sizlerin!

Tüm internet elit kullanıcılarının ve internet profesyonellerinin katılımına açık olan bir form oluşturduk.

Bu kaynağın oluşmasına destek olmak için bu 3 soruya yanıt vermeniz yeterli olacak.

Aşağıda Burak Budak ve Enes Kul‘un muhteşem desteğiyle iletişime geçtiğim kişilerin verdiği yanıtlar yer alıyor. Bu güzel başlangıcın devamında daha fazla kişinin katılımını sağlamak için oluşturduğum form da en altta yer alacak.

Umarım katılım devam eder ve hepimizin yararlanabileceği bu kaynağımız güçlenir.

Yanıt veren değerli arkadaşlarımıza buradan teşekkür etmek istiyorum. Lafı uzatmadan aşağıdaki değerli yanıtlarla sizi başbaşa bırakıyorum. Umarım işinize yarar ve yayılması için yardımcı olabilirsiniz.

2010 Türk İnternet Sektörü Araştırması (Katılıma Açık)

Göktuğ Oğuz – http://friendfeed.com/goguzo

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

Genel anlamda sektorden beklentim, gelir modellerini yeniden kurgulayarak klasik iş yapış şekillerini yeni dunya modellerine uyarlamaları. Bunun için teknik bilgiden çok yaratıcı dusunce ve imkanlar gerekiyor. Dunyada olan modellerin uyarlamasını ozellikle online pazarlama ve eticaret konusunda yapıyoruz. Yeni modelleri, Turkiye gercekleri ile uretme fikri uzerine ise o kadar odaklı değiliz. Yaratma, yaratıcı olma sorunumuz var. Olan problemlere çözümler var. Kimi zaman yeni problemler yaratmak ve çözümünü sunmak gerekir. Turk internet sektorunden beklentilerimden birincisi bu. Yani kopyalamak yerine yaratıcı olmak.

İkincisi ise daha zor ve maddi guc gerektiriyor. Donanımsal entegrasyon ile donanımın yazılımları desteklediği kurgular yaratılması. Bunun için cebinde parası olan şirketleri internet platformuna inandırmak yatıyor. Bir ebook reader yeni bir icat değil ancak amazon.com muhtemelen hicbir zaman Turk tuketicine 100% hitap etmeyecek, yerli kitaplarımız, dergilerimiz var. Bu alanları yaratıcı olmaya gerek kalmaksızın değerlendirmek ve buyuk kurumları içine çekmek gerekiyor.

Tabii tum bunların temelinde vizyon ve imkansızın olmadığına inanmak var.

2010′da, şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

Şu an birşeylerin kötü gittiğini düşünmüyorum, sadece iyi gitmiyor yada sadece gitmiyor. Güzel gelişmeler var ancak yavaş gelişiyor. Uretim’den çok surekli tüketimi düşünüyoruz. Yaratmaktan çok yok etmeyi düşünüyoruz. Daha iyisini yapmaktan çok çürütmeyi düşünüyoruz. eTohum gibi yüreklendirici ve destekleyici organizmaların artmasını isterim. Klasik yatırım firmalarının online iş modellerini daha fazla algılamalarını, kısa vadeli gelirden çok 10 yıllık potansiyelleri ve olası kırılım iş modellerini değerlendirmelerini isterim. Özellikle devlet destek projelerinin hali hazırda çalışan ve ureten işletmelerden cok uretmek konusunda istekli ve planlı programlı vizyon sahibi iş modellerini desteklemelerini isterim.

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

Türk internet sektöründe faaliyet gösteren firmaların bir çoğu iki konu uzerine odaklanmış gibi gözüküyor. Bunlar genel anlamda ya e-ticaret yada online pazarlama. Birkaç odaklanmış şirket dışında genelde hali hazırda var olan iş uygulamalarını online’a taşımak için girişimde bulunan yada bu konuya odaklanmış şirketler yok. Yakın zamanda cloud computing’in daha çok gündeme geleceği, bilgisayarların işlemci yükünü internet tabanlı application serverlara bırakacağı aşikar. Yabancı uygulamaların Türk kültür ve mevzuatına uymadığı durumlara cevap verecek uygulamaların oluşacağı düşüncesindeyim. Platform tabanlı bu değişimin itiklediği değişime ayak uyduracak şirketlerin sayısının artmasını bekliyorum. Put.io gibi örnekleri çıkmaya başladı.

Bunun dışında internet gerçek anlamda sınırları kaldırmaya başladı. Artık geliştirilen uygulamalar dunya çapında ölçeklenme şansına sahip. Turkiye’nin birçok popüler uygulamada dünya sıralamalarında olması genç nufusunun bu konuya entegrasyonunu gosteriyor. Ancak kullanıcı duzeyinden geliştirici duzeyine taşınmanın Turkleri söz sahibi yapmakta yada bir konuyu yönetmesi anlamında etkin hale getireceğine inanıyorum. Venture Capitalist yada Melek yatırımcıların desteği ile (cunku maalesef ulke ekonomik kosulları gunluk endişelerin uzun vadeli stratejilerin onune gecmesine sebep oluyor) bu alanda soz sahibi olabilmemizi sağlayabileceğini umuyorum.

İdris Cin – http://friendfeed.com/idriscin

İnternet sektörümüz global çapta kendini kanıtlamış daha fazla proje çıkarmalı ki; özgüvenini, heycanını ve farkındalığını artırabilsin. Bunun için; girişimciler, yatırımcılar, reklam verenler ve son kullanıcılar tarafında aşmamız gereken hususlar, değiştirmemiz gerekenler oldukça fazla. Sektör girişimcileri olarak fikirlerimizi daha hızlı bir şekilde projeye dökebilmeli ve hızlıca ürün/servis haline getirebilmeliyiz. ( Bu aynı zamanda bir özeleştiridir.) Yatırımcılar tarafında ise biraz daha cesur ve daha ulaşılabilir olunması gerekiyor.

İnternet reklamcılığı uzmanlık alanım değil, ancak ne zaman ilgili bir seminerde bulunsam hep yeterli pasta payına ulaşılamadığından, diğer medya kanallarına göre daha değersiz bulunduklarından şikayet ediliyor. Reklam ajanslarının reklam verenleri internetin önemi ve ölçülebilirliği hususunda daha fazla bilgilendirmeleri ve ikna etmeleri gerekiyor. Son kullanıcı tarafında ise; her ne kadar global trendi servislerdeki kullanım oranlarımız ülke olarak iyi olsa da, bu bilinçli kullanım kültürünü tabana yaymamız gerekiyor. Sadece sektörün önde gelenleri ve çevreleri değil, ülkemiz internet kullanıcılarının çoğunluğunun bilinçli bir internet tüketim kültürü kazanması gerekiyor. Son olarakta reel sektördeki online a çevrilebilir offline süreçlerin daha cesur ve bilinçli bir şekilde online a çevrilip katma değerler kazanılması gerekiyor. Bütün bunların yapılabilmesi için 2010 güzel bir başlangıç yılı olabilir.

Sektörümüzde boşluk gördüğüm alanlar; sağlık, eğitim, moda, e-ticaret ve canlı içerik oluşturma/filtreleme servisleri.

Yunus Tunak – http://friendfeed.com/yunu

Türk İnternet sektörünü parçalara ayırıp cevaplayacağım, ulusal internet yaklaşımımızın 2 yönü var biri özel sektör biri devlet, devletin zeka sahibi olmasını ve ezbere hazırlanmış, 50 yıllık kuralları bu alana uygulamayı bırakmasını bekliyorum. Özel sektörün bu tanımsızlığı kara dönüştürmenin yanı sıra birlikte hareket ederek güçlü ve etkili bir ulusal yapı kurmasını bekliyorum. Beklemek serbest, olacağını düşünmüyorum tabi :)

İlk soru kısmen yanıtlıyor aslında, devletin sektördeki esnekliği ve zekayı yakalamasını diliyorum. Yasakların kalkması, hukuk sisteminin kötüye kullanılmaması, üretkenliğin önünün açılması. Genç girişimcilere KOBİ gözüyle bakmayı bırakıp farklı destek modelleri tanınması. e-Tohum’un başardığı gibi inkübasyon merkezlerini okul ve farklı kurumlar çatısı altında çoğaltabilmeliyiz.

Ve son olarak ; eğitim kurumlarında bu alana yönelik ara eleman yetiştirmesi gerekiyor. herkesin pop yıldızı olması mümkün değil, sektörde toplam iş gücü ihtiyacının sadece 5′te 1′i için adam hazırlanıyor. Bu da işe başlayan insanların hazırlıksız olmalarına ve çabuk vazgeçmelerine sebep oluyor. Sektördeki çılgın devirdaimin en önemli sebeplerinden biri de bu bence.

Murat Bilgeman – http://friendfeed.com/muratbilgeman

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

2010′da Türk internet sektörü ciddi ölçüde gelişme göstermekte ve dünya üzerinde belirli biyere gelmek üzeredir. Gerek yatırımcı, gerek kullanıcı belirli bir seviye ve kaliteyi yakalamış düzeydedir. Bu sektörün içine yeni bir yaş grubu dahil olmaya başladı. 40 ila 70 yaş arası kişilerde artık internetin bir parçası olmaya başladılar. Özellikle kullanımı oldukça kolay ve kablosuz internet bağlantısı imkanı sunan mobil cihazlar sayesinde çok rahat internet kullanabiliyorlar. 2010 yılı içerisinde bu orta ve ileri yaş gruplarında artış bekliyorum. Şuan için sosyal arkadaşlık siteleri üzerinde vakit geçiren bu yaş grubunun pek yakında E-Ticaret ve E-Devlet işlemlerinide kullanacağı yolunda beklentilerim var, bu yüzden yatırımcıların bunları düşünerek pazarlama taktikleri geliştirmeleri gereklidir.

Şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz? Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

Şuan malesef türk internet kullanıcısı yeteri kadar E-Ticaret işlemlerine güvenmiyor, kredi kartı dolandırıcılıkları yüzünden. E-Ticaret siteleri en son teknolojiyi kullansa bile kullanıcı için halen soru işaretleri var. Bana göre şuan en büyük eskiklerden biri bu. Kullanıcıdaki güven eksikliği. E-Ticaret işi yapan site sahiplerine ve yeni yatırımcılara bu konuda iş düşüyor. Çeşitli reklam ve benzeri duyurularla sitelerinin güvenli olduğunu bildirmeliler.

Fatoş Karahasan – http://friendfeed.com/fatoskarahasan

Türk İnternet sektörü, bu yıl da büyümeyi sürdürecek. Bunun nedenlerini şöyle sıralayabilirim.:

1. Geleneksel mecralardaki yatırımların geri dönüşünü ölçmek zor. Etkinlikleri de giderek azalıyor.
2. Pazarlamadaki yeni kavram “engage” yani, izleyeni işe dahil etmek. Dikkatini tam olarak çekebilmek. Geçmişteki modelde, “interruption” vardı. Bir başka deyişle, model izleyiciyi hazırlıksız yakalamak üzerine kuruluydu. İnternet karşılıklı etkileşime izin verdiği ve ölçülebildiği için, bu kaygıları ortadan kaldırıyor.
3. İzleyicinin beğenmediği bir çalışmayı, düzeltme ve değiştirme şansı var.
4. İnternet özelleştirmeyi mümkün kılıor.
5. Hızlı.
6. Renkli ve değişken.

Gelelim, neler kötü gidiyor sorunuza.

Kötü değil, ancak verimsizlikler var idiyebilirim. İş dünyası hala web 1.0 döneminde takılı kaldı. İnternet sitesi mantığıyla iş yapıyorlar. Oysa, yeni model etkileşim, yorumlar, değerlendirmeler ve tüketicilerin paylaştığı içerik üzerine kurulu. 2010′da internette başarılı olmak isteyenlere şunları öneririm.
1. İnternet bağlantı üzerine kuruludur. Bu yüzden her şeyi bütünsel düşünmek gerek. Ekranların birleşmesi konusu, sadece internet reklamcılığını değil, mobil alanı da öne çıkarıyor.
2. Sosyal medya ilaç değildir. Bilgi alma ve nabız ölçmekte de işe yarar.
3. Microsite ve advergaming tekil kampanyalar olarak kalmamalı. Markanın genel kimliğinin parçası olabilmeli.
4. İçerik üretme konusunda tüketiciye çok fazla güvenmemek gerek. Onlara paylaşım platformu sunmak ve aralarındaki sohbeti dinlemek en değerli iletişim tekniğidir.
5. Şirketler daha çok dinlemeyi ve daha az konuşmayı öğenmeli.
6. Kullanıcıların hiç sabrı yok. Bunu göz ardı etmemek gerek.

Türkiye’yle ilgili dileklerim.

1. Daha fazla girişimci çıksın.
2. Daha kalıcı ve derinlikli içerik de olabilsin.
3. Magazin, eğlence, oyun seviliyor anladım. Ancak, biraz da çalışıp, öğrensek fena olmaz diyorum.
4. Ksıtlamalar, sansürler azalsa keşke.
5.Ülkemizdeki bilgisyar sayısı artsa, bağlantılar çoğalsa. Gençlerimiz dünyayla bütünleşse.

Eren Emre Kanal – http://friendfeed.com/erenemre

Bir tasarımcı olarak mesleğimle ilgili alanlarda gelişmeler olması hoşuma gidecektir. Özellikle dünyada da hemüz yeni yeni farkına varılmaya başlanan, “Tasarımın görsellikten değil, UX ve kullanılabilirlikten oluştuğu” fikrinin Türkiye’de 5 sene geriden değil, şimdiden fark edilmesi bizim için çok iyi olacaktır.

Burada kastettiğim, ağzımızı açık bırakan güzellikle görselliğe sahip siteler bir zorunluluk değil, zorunluluk belki de oldukça sade görünen fakat amacına yönelik yapılmış tasarımların olması.

Şahika Civelek – http://friendfeed.com/serenity

Şu an internet farklı cihazlarla her an yanımızda. İnternet kullanımının bu denli yaygınlaştığı günümüzde kaliteli ve özgün içeriğin artması gerekiyor. İnternet bir çöplüğe dönüşmeden önce önlem alınmalı. İnsanların artık internetten alışveriş yapmaya korkmamalarını, gerektiğinde bir toplu iğneği bile internetten alabilmelerini diliyorum. Sosyal medyaya daha fazla önem verilmesini, bir blog yazarının köşe yazarından farkı olmaması gerektiğine inanıyorum. Bugün bir çok açılışa ve davete basınla birlikte çağırılan blog yazarlarının değerinin daha da çok artacağını düşünüyorum.

Osman F. Küçükerdem – http://friendfeed.com/osmanfaruk

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

İnternet Türk insanın aslında son olarak keşfettiği, en eğlenceli, en ilgi çekici oyuncaklarından biri. İnternette girişimci ve kullanıcı tarafını birlikte incelediğimizde ise büyük kısmının ağırlıklı gençlerden ve orta yaş sınıfından oluştuğunu görüyoruz. Buradan çıkan sonuç şuan bu oyuncağı büyük bir merakla kurcalayıp, bununla daha neler yapabildiğimizi anlamaya çalıştığımız bunları yaparken de yeni şeyler öğrendiğimiz bir zamandayız. Bu nedenle özellikle girişimci tarafında bu öğrenme sürecinin devam etmesiyle birlikte Türkiye’den de global çapta çıkan projelerin sayısının artacağına inanıyorum. Özellikle son derece dinamik ve çabuk adapte olan internet kullanıcılarının da varlığıyla, Türkiye’nin global internet pazarında söz sahibi ülkelerden birisi haline geleceğini hayal ediyorum.

2010′da, şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

Şuan nerdeyse sadece İstanbul odaklı gelişen internet sektörü ve buradaki internet oyuncularına sunulan imkanlar tabana yayılarak bu öğrenme süreci çok daha etkin hala getirilmeli. Belki 2010 için tabana yayılmak biraz hayalci olsa da en azından 3-4 tane şehrimizde daha İstanbul’daki verimli öğrenme süreci ve yatırımcı-girişimci buluşmalarının sağlanmasıyla bu sürece başlanabilir. Bir diğer nokta, internet hukuku konusunda her yönden sınıfta kalan bir ülke olduk şimdiye kadar. Tabiri caizse hukuk, internetin gelişim hızına ayak uyduramıyordu. Bunu da devletin henüz internet konusunda ciddi adımlar atmamasına bağlıyorum. 2010 ‘da artık internet alanında devletin de sürece dahil olması, hukuk, teşvik süreçlerinin internete sektörüne uyarlanması gibi alanlarda ciddi girişimlerde bulunmasını temenni ediyorum.

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

İnternet hayatımızda çok yeni dedik buna bağlı olarak aslında bir çok noktada halen girişimcileri bekleyen önemli fırsatlar var. Oyun sektöründeki fırsatları yeni fark ettik ve bu alana hızlı bir eğilim yaşanmakta bugünlerde. Bunun dışında henüz tam değerine ulaşmayan ve açık kapıların bulunduğu özellikle eğitim, sağlık, eğlence ve spor sektörleri benim dikkatimi çeken diğer sektörler. Gelecekte ise IPTV’nin hayatımızda etkin bir şekilde rol alması ve iş yapış şekillerinde getireceği bazı yeniliklerle birlikte çok önemli fırsatların doğacağına inanıyorum.

Serhat Bıçakçı – http://friendfeed.com/serhatbicakci

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

Türkiye’de internet sektörü diğer sektörlere oranla neredeyse en fazla büyüme hızına sahip sektör ve 2009 yılındaki krizle birlikte birçok sektörde küçülme olmasına rağmen Türkiye’deki internet sektöründe büyüme devam etti ama büyüme hızında biraz düşme oldu. Bu da normal hatta iyi bir durum şu an ki Türkiye şartlarında. 2010 yılında krizin hemen hemen sona ermesi ile birlikte büyüme hızının yeniden artışa geçeceğini düşünüyorum. Ayrıca insanlarda henüz yavaş yavaş online alışveriş alışkanlığı oluşmaya başladı. 2010 yılında bu alışkanlığın daha da artması ile birlikte Türkiye’de internet sektörü gerçekten büyük bir pazar haline gelecektir.

2010′da, şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

Türkiye’de internet henüz yeni yeni ciddi anlamda bir sektör haline geliyor ve bu sektöre girmek isteyen firmalar ve kuruluşlar gerçekten çok az bir bilgiye sahip şekilde giriyorlar internet sektörüne. Bu bilgisizliğin sonucu olarak Türk internet sektöründe dolandırıcılık olayları göz ardı edilmeyecek kadar fazla. Ayrıca hukuk alanında da çok fazla bilgili olmamamızdan dolayı bilişim suçları ile ilgili açılan davaların hemen hemen hepsi sonuçsuz kalıyor. Aslında bu dolandırıcılık olaylarında dolandıran kadar bu sektöre sadece bir tane IT çalışanı almak ya da bu konuda danışmanlık hizmeti almak yerine bilgisiz şekilde girmeyi tercih eden firmalarda suçlu. Sonuç olarak şuan Türkiye’de internet sektörü daha yeni ciddi bir büyüklüğe ulaşmaya başladı ve yeni bir sektör olmasından dolayı gerekli bilgi sahibi olan kişi sayısı az. Umarım 2010 yılında bu sektör de bilgili insanları daha fazla görürüz.

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

İnternet Sektörü Türkiye’de yeni bir sektör olmasından dolayı hiçbir alanda şu an doymuşluk yok, hemen hemen her alanda boşluklar var. En çok hangi alanda boşluk var derseniz, Hukuk alanında Türkiye’nin ciddi bir gelişmeye ihtiyacı var. Özellikle sadece bilişim suçları üzerine çalışacak hakim ve avukatların çıkması gerekiyor. Bu eksiklik şuan Türkiye’ye çok fazla zarar veriyor, örnek vericek olursak; emek hırsızlığı, direk para olarak dolandırmalar, değerinden kat kat fazla ücretlerle firmaları dolandırmalar…Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Eğer bu konuda önlemler alınmaz ve çalışmalar yapılmazsa bu sektörün daha da gelişmesiyle birlikte dolandırıcılık olaylarıda fazlasıyla artacaktır. Bu durum da sadece mahdur kişileri değil Türkiye’yi olumsuz etkileyecektir.

Ömer Enis – http://friendfeed.com/omerenissen

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

İnternet sektöründen beklediğim tek şey tüm dünyayı kasıp kavuran işlere imza atmaları. Bence teknik alt yapı bizim girişimcilerde var ama sabır maalesef yok.

2010′da, şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

Yatırımcı ilişkileri ve ortak girişimcilerin pek anlaşamadıklarını duyuyoruz. Bu yüzden birçok gelecek vaadeden işin sonlandığı ve gerilediğini gördüm. Umarım bu kısa zaman içinde tersine döner. 2010 anlayışlı bir yıl olsun lütfen. Para hırsı yerine başarı hırsı kaplasın her yanımızı.

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

Yeni alan yaratma boşluğumuz var bence. Her gelen bir alana ilişmeye çalışıyor. Yeni değerler yaratmak daha eğlenceli olabilir. Bir denemekte fayda var derim ben. Bu arada 2010 içerik yılı olacak gibi geliyor bana bol bol yazın çizin lütfen. :)

Mehmet Cihangir – http://friendfeed.com/mapo

2010 için öncelikle Online reklamcılıkta performans bazlı çalışmalar konusunda firmaların biraz daha uyanmasını ve daha fazla kullanmalarını bekliyorum. Ki bu da TV, gazete vb. Display reklamcılığına giren reklam şekillerine bağımlı kurumların internete daha fazla yatırım yapmalarını sağlayacaktır. Buna ek olarak en azından bir kaç tane affiliate networkü kurulacağını ve az biraz teklese de oyuncular affiliate üzerinde daha çok fikir yürüteceklerdir.

İnternet girişimlerinde ise, gençlere yönelik bir çok proje olmasına rağmen orta yaş ve üstü de İnterneti yoğun bir şekilde kullanıyor artık. Bu da tabii ki online girişimciler için oldukça önemli bir fırsat.. Bunun üzerine çalışılabilir ve bir çok alternatif proje geliştirilebilir.

Murat Kaya – http://friendfeed.com/muratkaya

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

Bilindiği gibi, Türkiye önümüzdeki iki yıl içerisinde Avrupa’nın ve dünyanın en büyük internet kitlelerinden birini oluşturuyor olacak. Piyasanın akışına yön veren kişiler (kurumlar değil, kişiler) ile birlikte akışın olması gerektiği gibi devam etmesi durumunda Amerikan ve Avrupa pazarının da tecrübelerinin üzerine inşa ettiğimiz için bizim piyasamız çok cazip bir yer haline gelmiş ve canlanmış olacak. Avantajımız, Amerika’nın on yıllar boyunca aldığı mesafeyi çok daha kısa bir sürede alacak olmamızdan kaynaklanıyor. Umarım internet pazarındaki bu hızlı ilerleyişimiz ufak tümseklerden etkilenmeden bu şekilde devam eder.

2010′da şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

Kitle iletişim araçları ile interneti karşılaştırarak ‘kendisini hala ispat edemedi’ diye bakan kişilerin, bakış açısını değiştirmesini isterim. Elbette bir başkasının bakış açısının değişmesi kolay bir şey değil fakat internetin şu anda eriştiği kitle içerisinde gerçekten kaliteli kullanıcıların ’sayı olarak az’ olarak görmek gibi bir hatanın bir an önce değişmesini ümit ederim.

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

Boşluklar değil, neredeyse tertemiz (her tarafı boş anlamında) bir pazar görüyorum. Şu anda Türkiye’de e-ticaret alanı çok kalabalıkmış gibi görünüyor olmasına rağmen bu konuda bile daha yapılmamış birçok şey olduğuna inanıyorum. Henüz çok fazla varlık gösteremediğimiz alanlar diye nitelendirilen alanları ise tamamen boş bir arazi olarak görüyorum. Yani daha yapmadığımız çok fazla iş, henüz girmediğimiz yüzlerce alan var.

Halit Arapoğlu – http://friendfeed.com/halitarapoglu

Sektör ile ilgili gelecek beklentilerimden ziyade sektöre yön veren faktörleri izliyorum…Yani bu konuda beklentilerden ziyade biraz tahminler ön planda…Sosyal ağ ve dijital pazarlama konusunda çok gerilerde olduğumuzu küresel sosyal ağların agresif bir şekilde büyüyerek küçük rakiplerini satın alarak (özellikle facebook) google’laşmaya başladıklarını ve bunun sonucunda ülkemizde bu alanda yeni ortaklıkların kurulduğunu görebiliriz. Mobil pazarı biraz zayıf. 3G ya doğru anlatılmadı ya kullanılamadı ama ilerleyen zamanlarda birçok sorun halledilirse sektör zamanla mobilleşmeye gidebilir.

Türk internet sektöründen gelecek beklentileriniz neler?

En büyük boşlukların başında sansür geliyor. Bu konuda ciddi bir düzenlemenin olmaması,çok büyük sitelerin eften püften sebeplerle kapatılması can sıkıcı. Bu konuda mutlaka yasal düzenleme olmalı…

2010′da şu an kötü giden nelerin değişmesini istersiniz?

Kaliteli içerik üreten bloglar mutlaka desteklenmeli.Teakolik’in dediği gibi hit almanın yolu illegalite ve cinsellik olmamalı. Küçük rakiplerini satın alarak (özellikle facebook) google’laşmaya başladıklarını ve bunun sonucunda ülkemizde bu alanda yeni ortaklıkların kurulduğunu görebiliriz. Mobil pazarı biraz zayıf. 3G ya doğru anlatılmadı ya kullanılamadı ama ilerleyen zamanlarda birçok sorun halledilirse sektör zamanla mobilleşmeye gidebilir.

Hangi alanlarda boşluklar görüyorsunuz?

İnternet hızıyla ilgili TTNET in çok ciddi alt yapı yatırımlarıyla bu işi halletmesi lazım. Artık modemin 4 ışığıda yanıyormu diye bakmaktan gına geldi.

Mustafa Öztürk – http://friendfeed.com/mozturk

İnternet sektörünün Türkiye’de hızla geliştiğini düşünüyorum.. Gelecekten en büyük beklentim sosyal medya’nın klasik medya ile kafa kafaya geldiği günleri görmek. Tüm markaların mailleri bile kontrol edilmeyen bir web sitesinin artık yeterli olmadığını fark etmesi, sosyal medya denen gizli cenneti de keşfetmesi sektör için güzel olacaktır.

Devlet tarafından yapılan sansürün yine devlet tarafından kaldırılmasını isterdim ama ne yazık ki öyle bir hamle olacağını sanmıyorum.. Biz sansürleri kendimiz kaldırırız..

İnternet girişimcilerinin en büyük sorunu yatırımcı bulmak.. Ne yazık ki paraya sahip olan kesim internetin önemini yeni yeni anlamaya başlıyor. Daha çok melek yatırımcı istiyoruz :) Yatırımcılar biraz olaya el atsa internette eksik taraf bırakmayız.

İbrahim Uzun – http://friendfeed.com/ibrahimuzun

Türkiye’de internet sektörünün potansiyeli ve büyüme hızının hepimiz farkındayız. Özellikle genç nufüsun bu gelişmelerde payı büyük. Avrupa’nın online süresi en yüksek ülkesi olmamız ve sosyal ağlardaki varlığımız da bunu kanıtlar nitelikte. Nüfusun online içeriğe olan ilgisi ve tüketimi arttıkça sektöre yapılan yatırımın da artacağını düşünüyorum. 2010′un internet sektörü açısından parlak bi yıl olacağına inanıyorum. Türkiye’den başarılı girişimler göreceğimiz, sosyal medyanın ve marka yönetiminin öneminin artacağı, yeni pazarlama tekniklerini göreceğimiz bir yıl olacak. Ayrıca yürekten inandığım hedefli içerik/pazarlama ve mobil sektörünün de kazancının yüksek olacağını düşünüyorum. Şu an kötü olduğumuz konular olabilir fakat bunların bir alışma evresine ait olduğunu ve 2010′da yavaş yavaş ortadan kalkacağına inanıyorum. Umarım 2010 hepimiz için başarı ve sağlıkla dolu, keyifli bir yıl olur.

Ahmet Orhan – http://friendfeed.com/aorhan

Türk internet sektöründen beklediğim şey yeni uygulamalar, yeni web siteler. Yeni web sitelerden kastım ise; yeni projeler. Örnek olarak fizy.com’un yeni kattığı özellikler çok hoşuma gitmekte ve bunu sağlayan kişilerin Türk olması beni ayrıca mutlu etmiş bulunmaktadır. Bana göre şu anda yavaş da olsa bazı şeyleri geliştiriyoruz ve yeni farklı uygulamalarla adımızı oldukça çok kişiye duyurmayı başarıyoruz. Bana göre eksik olarak gördüğüm bir tek şey ise; Türk girişimcilerin ya da Türk webmasterların yaptığı uygulamaların belirli bir kitleye hitap etmesi. Bunu daha geniş kitleye ve farklı kategorideki insanların katılmasını sağlayacak tarzda pek fazla uygulama görmüyorum. Örnek olarak bir facebook gibi her tarzda insanı buluşturan bir girişim çok yok. Genelde yapılan işler sadece belli kesim, genelde de inteneti aktif kullanan kimselerin kullandığı web hizmetlerinin çok olduğunu görüyorum. Bu alanda bence üzerine daha fazla durulması hem daha hızlı gelişmemizi hem de yatırımların daha fazla artmasını sağlayacağını düşünüyorum.

Erkan Belen – http://friendfeed.com/erbelen

Türk internet sektöründe fikirler kadar doğru planlanmış profesyonel projelerin ve ve iş modellerinin gelişmesi gerek. 2010′da azalan yatırım sayısının artmasını diliyorum. Temel boşluk, pazarlama ile internet bağının zayıflığı.

Emel Tandır – http://friendfeed.com/emeltandir

3G Türkiye icin büyük bir nimet gibi gözükse de tatmin edici bir kullanici kitlesine ulasamadi malesef. Önce 3G baglanti ücretlerini düsürmek lazim. 2010 da bunun asilacagini düsünüyorum/ümit ediyorum. Ayrica 3G telefonlarin fiyatlarinin normal seviyeye inmesi, alim gücü düsük insanlarin da 3G ye gecmesini hizlandiracak.

Hakan Nural – http://friendfeed.com/hakannural

Blogların hızlı artışı devam edicek. Buna bağlı olarak blog, wordpress servisleri de artış göstericek. Fakat blogların gelir konusundaki sıkıntısı sürücek. Ücretli online eğitim(training) alanında ufaktan da olsa kıpırdanmalar bekliyorum. Şu anda bu tarz servisler yok denicek kadar az. Webtv alanında güzel gelişmeler olucak. Televidyon, uzmantv gibi niş projeler artıcak.

Batuhan Murgan – http://friendfeed.com/jokerock

Her alanda olduğu gibi internet alanında da ülkemizde yanlış yapılan, eksik olan bir şeyler vardır. Dünya standartlarına göre pahalı ve yavaş internet kullanmaktayız; Örneğin Japonya bizden kat kat hızlı bir internet hızına sahip iken (biz de 2048 onlarda 40000 gibi(!)), internetlerini bu hıza göre gayet makul fiyatta kullanırlar. Buna göre internet sektöründen değişmesini istediğim şey budur; dünya standartlarındaki gibi hızlı ve ucuz internet kullanımına sahip olalım.

Tunç Kılınç – http://friendfeed.com/tunc

Beklentim yok!

Kötü iyidir!

Beyinlerde!

Aşağıdaki formu doldurarak çalışmamıza katkıda bulunabilirsiniz.

Form gömülü olarak verimli çalışmıyorsa ulaşabileceğiniz link: http://spreadsheets.google.com/viewform?formkey=dDF3R1p1ZmhPc3ViYkZsbGNSUThXMGc6MA

Paylaş ya da Yazdır:
  • del.icio.us
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Facebook
  • Print
Tagged with:
Şub 11

“Teknoloji Evangelisti nedir?” sorusu sıkça karşılaştığım sorulardan bir tanesi.  sevenload’un Türkiye operasyonu için bu göreve talip olmamın ve bu ünvanın bana verilmesinin üstünden 1,5 yıla yakın bir zaman geçti. Halen Evangelist ve Proje Müdürü olarak görevimi devam etmekteyim.

Türkiye’de henüz yaygın olmayan bu ünvanın taşıyıcılarından biri olarak bu konuda bilimsel bir Türkçe aktarımın varlığının eksikliğini bir süredir hissediyordum ve CAD/CAM şirketinin kurucusu seri girişimci Frederic Lucas-Conwell’in “Teknoloji Evangelistleri: Bir Liderlik Araştırması” isimli bu konudaki ilk ve tek kapsamlı araştırmasını Türkçeleştirerek bu konuda bir adım atmak istedik.

Aşağıda içerik hakkında bilgi yer alıyor.

(Dökümanı bilgisayarınıza indirebileceğiniz linki en altta bulabilirsiniz.)

Özet
Bu araştırmanın amacı, “Teknoloji Evangelisti” olarak adlandırılan yeni bir olgu hakkında daha derin bir bilgi edinmekti. Keşfettiklerimiz sayesinde okuyucularımıza, idari fonksiyonlarını geliştirme ve “Evangelistleri” organizasyonlarına en iyi şekilde nasıl dahil edeceklerini anlama konusunda yardım etmeyi amaçlıyoruz.

Bunu yapabilmek için, bu konumu ve çeşitli liderlik vasıflarını ellerinde bulunduran kişileri inceledik. Araştırmamız dahilinde, dünya çapında birçok farklı kültür ve organizasyonlardan 29 Teknoloji Evangelistiyle araştırmalar ve konuşmalar yapıldı.

Bu rolle ilgili bazı genel eğilimler ortaya çıktı. Fakat katılımcılarımız arasında farklı kişilik ya da karakter özelliklerine de rastladık. Bu yüzden de Teknoloji Evangelisti rolü ile öznelerin kişisel özellikleri arasında ki farkı incelemeye başladık.

Bireysel yetenekleri, bu kişisel özelliklerle karşılaştırdık ve onların liderlik özelliklerini analiz edebileceğimiz bir tablo oluşturduk. Bu yazıda, Teknoloji Evangelistini işe alma, birleştirme, geliştirme ve yönetme konusundaki önerilerimiz yer almaktadır.

Genel Bakış
Bir Teknoloji Evangelisti, organizasyonların hedefleri, partnerleri, kullanıcıları, üreticileri ve diğer üyeleri ile etkileşimde bulunan bir teknoloji elçisi olarak çalışır. Bu pozisyon, Genel Teknoloji Evangelisti gibi bir unvan taşıyabilir; halbuki birçoğu resmi olarak bu konuma getirilmemiştir, fakat yine de sıklıkla organizasyona katkıda bulunurlar ve ürünlerin tanıtımını yaparlar. Bu konum bazen bir şirket yöneticisi ya da stratejicisi tarafından üstlenilebilir, ya da söz konusu yazılım şirketleri olunca, satış öncesi ve satış sonrasına da dahil olabilir.

Teknoloji Evangelistleri hakkında çok az şey yazılmıştır, organizasyonlardaki liderlik özellikleri üzerine yazılanlar ise çok daha azdır. En azından, genel anlamda liderlik, bahsi geçen liderin başarısının yanısıra, diğerlerinin de başarısını garanti altına almayı ve bunu yasalara uygun bir şekilde yapmayı gerektirir. Bir organizasyonu ya da topluluğu etkili bir biçimde yönetmenin çeşitli yolları vardır ve liderler demokratik, katılımcı, otoriter, alım-satımcı ve değişimci gibi farklı şekillerde tanımlanabilirler.

Örnek olarak, karizmatik bir liderlik stili, daha mantıksal bir yönetim stiline göre çok daha farklı görünecektir. Şaşırtıcı bir şekilde, bazı büyük şirketlerin liderleri son zamanlarda “sakin, çekingen, mütevazi, alçakgönüllü, ılımlı, geri planda ve kendini küçük gösteren” şeklinde ifadelerle tanımlanmaktadır.

Liderlik, stil ve karakter kavramları ile diğer tüm kişisel özellikleri kapsar. Liderlik yeteneği ayrıca kişinin etkileşimde bulunduğu, adapte olduğu ve liderliğe teşvik edilip edilmediği çevreden de etkilenmektedir. Günümüzün iş dünyası, doğası gereği küreseldir ve bu, organizasyon üyelerinin giderek artan rekabete cevap verebilmeleri için internet gibi mecralarla hızlı bir şekilde etkileşim kurmasından dolayı devamlı bir değişim gerektirir.

İşte Teknoloji Evangelistleri böyle bir ortamda yer almaktadırlar. Bir yandan bireysel değerleri anlamayı öğrenirken, diğer bir yandan çevrenin bu bireyler üzerindeki taleplerini de göz önünde bulundurmanın önemi büyüktür. Sadece her iki faktöre de eşit önemi verdiğimiz takdirde liderliğin zorluklarını aşabiliriz. Bu araştırma “madalyonun” her iki yüzünü de ele alacak.

Dökümanı indirmek için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.

http://bit.ly/dblbkg

Paylaş ya da Yazdır:
  • del.icio.us
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Facebook
  • Print
Tagged with:
Oca 25

The Society of Digital agencies (SoDA) 1000 üye ajans yöneticisiyle gerçekleştirdiği anketin ve araştırmaların sonuçlarını başarılı bir raporda derlemiş.

Aslında Scott Monty’nin blogunda da yorumladığı gibi dünyaca ünlü dev şirketlerin pazarlama bütçelerinin %25′inin dijitale ve sosyal medyaya gitmeye başladığı bir ortamda “çevrimiçi pazarlama yükselişte” diye vurgulamaya gerek bile kalmıyor artık.

Gerçekleri bir kere daha görme adına incelenmesi gereken rakamlar şöyle:

(1000 Kişinin verdiği yanıtlar üzerinden)

Çevrimiçi Pazarlama Harcamaları

  • 3′te 2’sine göre 2010 yılında 2009′daki harcama miktarı kadar ya da daha fazlası olacak
  • %50’sine göre bütçeler gelenekselden dijitale kayacak
  • 2010′daki en önemli öncelikler sosyal ağlar/uygulamalar ve dijital alt yapılar olacak.

Yükselen Trendler

  • Müşteri deneyimi şimdiye dek olmadığı kadar önemli olacak.
  • Öykü anlatımı genişleyecek – lokasyon çok önemli bir bileşen olacak; öykülerin geliştirilmesindeki hız can alıcı, duygusal bağlantılar önemli olacak.
  • Banner reklamların sonunun başlangıcı olacak.
  • Fırsatların %40′ı mobilde olacak.

Sosyal Medya

  • Sosyallik hızla mobilleşecek.
  • Ölçümleme hiçbir zaman olmadığı kadar önemli olacak
  • Gerçek-zamanlı arama “statusphere”e ayrılmaz bir şekilde bağlanacak.
  • Hızlı içerik tüketme şekilleri değişmeye devam edecek, çevik pazarlamacılar mümkün olduğunca her yerde olmaya ihtiyaç duyacak.

Bütçe dağılım nasıl olacak?

Performans ölçümü nasıl olacak?

70 sayfalık SoDA 2010 Digital Marketing Outlook sunumuna buradan ulaşabilirsiniz. Sunumun içinde hangi programlama dili tercih edilecek sorusuna kadar bulabileceğiniz güzel ayrıntılar da var.

Paylaş ya da Yazdır:
  • del.icio.us
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Facebook
  • Print
Tagged with:
Kas 19

Dünyanın en büyük internet pazar araştırma şirketi olan comScore’da Latin Amerika, Kuzey Amerika ve Avrupa’nın medya ölçümlerinin takibinden sorumlu İdari Başkan Yardımcısı Jack Flanagan, “Google Day” kapsamında Türkiye’deydi.

JACK-FLANAGAN-istanbul

Jack Flanagan, Türkiye odaklı sunumunda pazarımız hakkındaki önemli bir çok bilgiye bir arada yer verdi. Sunumu aşağıdan inceleyebilirsiniz.

comScore Google Day Turkey presentation

Paylaş ya da Yazdır:
  • del.icio.us
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Facebook
  • Print
Tagged with:
preload preload preload