Mar 21

İlk günlerinden itibaren interneti ilk deneyimleyenler genellikle 18-24 yaş aralığında yani genç insanlar olmuş olsa da; bu deneyimin daha üst yaş gruplarına aktarılması ve çevresel deneyim aktarımının gerçekleşmesiyle demografi çok daha farklılaşarak değişmeye devam edecek.

Tüm bu değişime, internetle tanışma yaşının çok çok aşağılara çekilmiş olması ve daha da aşağıya çekileceği gerçeği eklenenince önümüzdeki dönemlerde yayılımın nasıl farklılaşacağını belirlemek kompleksleşiyor.

Bundan sonraki süreci, üreticilerin ve tüketicilerin izlemeyi seçeceği yollar belirleyecek. Öngörünün yetersiz kaldığı, bilimsel istatistiklerle ölçümlenemeyen, günün dinamiklerinin belirlediği, sabitleri ve etiği olmayan web sektörü dünyaya ekonomik açıdan katkı sağlamaktan öte bulunduğumuz sosyal ve ekonomik düzeni kaosa sürüklemeye devam edecek.

Çünkü eldeki veriler -herhangi x bir açıdan bakıldığında- stabil değiller ve sektör bu hali ile giderse herhangi bir değişiklik olmayacak.

Web 2.0, Web 3.0 gibi kağıt üstünde ve bir sonraki gelenin izleyebileceği bir yol haritasını içermeyen geçici devrimler yerini bir an önce kalıcı kurallara bırakmalı.

Bu günden sonra biraz daha kapsamlı ve kağıt üstünde kalmayacak, geliştiricileri ortak paydalar altında toplayabilecek net değerler için kafa yormaya da zaman ayırmamız gerekiyor.

Türkiye olarak bu devrimin içinde söz sahibi olmamız -son 20 yıldaki yanlış duruşumuz nedeniyle- mümkün olmayacak olsa da; Türk insanı olarak bu komple değişimin içine bir şekilde dahil olmalıyız.

Ya da doğru olmadığını bile bile bu çizgimizi koruyarak; güçsüz kalacak ve değersizleşmeye devam edeceğiz.

Hani internette her şey ölçümlenebiliyordu? Ne kadar acı bu gerçekler… Ne kadar?

Paylaş ya da Yazdır:
  • del.icio.us
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Facebook
  • Print

İlgili yazı yok.

6 Comments

9 Responses to “Hani internette her şey ölçümlenebiliyordu? Peki, ne kadar acı bu gerçekler?”

  1. Burak BUDAK diyor ki:

    Söylenenler kesinlikle doğru ama web 2.0 ya da 3.0 denilen şey zaten Türk insanının elinden çıkmıyor ki, yabancılar geliştiriyor, değiştiriyor önümüze sürüyor, bizler de kullanıyor ve sürece dahil olmaya çalışıyoruz. Bu yüzden de bu süreci değiştirebilmemiz söz konusu değil diye düşünüyorum. (en azından önümüzdeki 25 yıl)

    Bu yazıyı şu an için internete yön veren kişilere okutmak, anlamalarını sağlamak lazım. Hatta bunu içimizden biri yaparsa ve internete web3.0 değil de farklı bir bakış açısı ya da dediğiniz gibi kurallar ile devam edilirse işte o zaman Türkiye olarak sürece dahil olur, fikir babası olarak her alanında yer alma hakkına sahip oluruz.

    Herkes web 3.0 a hazırlanmaya çalışırken böyle bir abkış açısı çok iyi geldi.

    (not: yazının en sonunda bir ‘büyük insan’ etkisi hissediyorum. Ne kadar?) :)

  2. Burak Budak diyor ki:

    Herkes web 3.0′a hazılanırken çok farklı bir düşünce olmuş.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  3. Sinan Ata (tr) diyor ki:

    Şimdi okuma fırsatı buldum, olumsuz gözüküyor ama aslında motive eden bir yazı olmuş.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  4. Yusuf Yıldız diyor ki:

    Çok katılmıyorum, "Türkiye olarak bu devrimin içinde söz sahibi olmamız -son 20 yıldaki yanlış duruşumuz nedeniyle- mümkün olmayacak olsa da" cümlesine. Türkiyede genç beyinlerin, oldukça yeterli olan hırsları, özgüvenleri, ve herşeyden önemlisi pratik zekaları 20 değil 50 senede geriden gelsek, aradaki farkı kapatabilecek yeterlilikte diye düşnüyorum. Benim gözümle gördüklerim çok hızlı bir ivmelenme ile fırladığımız.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  5. Erhan Erdoğan diyor ki:

    Yusuf: Ne gördüğün konusunda fikir yürütemiyorum, biraz örnekleme yapabilir misin? Kaçırdığım ayakları yere basan çalışmaları merak ediyorum. Bir kaç yazı daha yazacağım ilgili olarak, bunlar için de faydalı olur aklına gelen şeyler. Yazmaya geri döndüm. ; )

    This comment was originally posted on FriendFeed

  6. Murat Esenli diyor ki:

    Erhan, eleştirel ve gerçekçi bir yaklaşım. 5-6 yıldır ben de pek göremedim ayakları yere basan çalışmalar. Birilerinin reklamını yapmaktansa, realist girişimler yapılsa daha fazla yol alınır bence. Teşekkürler.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  7. Yusuf Yıldız diyor ki:

    Şuanda benim feedimde bir üstte yelizin hayalofisi için yazdıkları, altında sizin hayal ofisi tanımınız var "Sizin yaptığınız şeyin tanımlayabiliyorum artık, siz insanların hayaller kurabilmesini sağlıyorsunuz" Ben oldukça yere basan bir güruh görüyorum, hergün :)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  8. Mehmet ALP diyor ki:

    Haklısın Erhan Erdoğan.
    Bilimsel verilerle herşey ölçümlenemiyor,her değerin karşılığını yazılım’lar bulamıyor ama sosyal medya guru’ları bu işleri görüyor ve yazılım’dan sonra yine insan’a iş düşüyor:)
    kendine pay biçiyormuşsun gibime geldi yazın:)(en doğal hakkın)

  9. TEAkolik diyor ki:

    Açıkcası Türk milleti olarak kolaya ve hazırcılığa kaçıyoruz. Aslında yazılımcı arkadaşların mantalitesi burada devreye giriyor.

    Aynı şey bloglar ve forumlar içinde geçerli. Copy paste yada EN yi al TR yap. Malesef. Bence Web 2.0 ve Web 3.0 üretkenliğin ortaya çıkardığı unsurlar sonucunda oluşuyor ve şekilleniyor. Eğer bir Web 4.0 da olacaksa üretmekten çıkacak. Fakat her dalda olduğu gibi malesef ki internettede Tüketen bir toplumuz.

Leave a Reply

Additional comments powered by BackType

preload preload preload